Elektrikli Arabaların Tarihçesi

Elektrikli Arabaların Tarihçesi

Elektrikli Arabaların Tarihçesi

   Elektrikli arabaların 100 yıla yakın bir geçmişi var. Elektrikli otomobillerin bir lüks olmaktan çıkarak, bir ihtiyaç haline geldiği ve fosil yakıtların ömürlerini tamamlama aşamasına geldiği bu dönemde tüm elektrikli araba üreticileri birbirleri ile kıyasıya bir yarış içine girdiler.   Elektrikli arabaların 100 yıla yakın bir geçmişi var. Elektrikli otomobillerin bir lüks olmaktan çıkarak, bir ihtiyaç haline geldiği ve fosil yakıtların ömürlerini tamamlama aşamasına geldiği bu dönemde tüm elektrikli araba üreticileri birbirleri ile kıyasıya bir yarış içine girdiler.

   Elektrikli araba modellerinin popüler olması için bazı insanlar zamanın henüz erken olduğunu düşünebilirler. Ancak fosil yakıt rezervlerinin tükenmeye başlaması ve insanın kazandığı konfordan geri adım atmaması; bilim insanlarını bu tür bir arayışa götürdü. Günümüzde ara form kabul edilen hibrit modeller hem fosil yakıt hem de elektrikle çalışabilen modeller olarak fosil yakıttan elektrikli arabalara yumuşak bir geçiş sağladı. Navigant Resears araştırma şirketinin verilerine göre, günümüzde yeni araç satışlarının %3’u elektrikli arabalardan oluşuyor. Bu oranın yılda 6.6 milyon araca çıkması önümüzdeki 10 yıl içinde gerçekleşecek.

   Devletlerin bu konuda bazı yaptırımlara yönelmesi ve elektrikli araç satışını teşvik etmesi gerekiyor. Dünya fosil yakıtlardan dolayı çok kirlendi. Küresel iklim dengesizliği hızlı sanayileşmenin bir getirisidir. Gelelim elektrikli araçların tarihçesine… Elektrikli araçlar belli bir mucidin ya da belli bir ülkenin tekelinde değildir. Enerjisini pillerden alan elektrikli araba üretimi 1800 yılına rast geliyor. 1800 yılının başlarında Hollanda, ABD ve Macaristan elektrikli araba üretmek için çeşitli projelere giriştiler. İngiliz asıllı mucit Robert Anderson ilk cılız elektrikli arabayı üretmeyi başardı. ABD ‘li Des Moines ve kimya mühendisi arkadaşı 1890 yılında saatte 14 km hızla gidebilen ilk elektrikli arabayı üretmeyi başardı. Fakat saatte 250 km hızla gidebilen benzinli araçlarla kıyaslandığında o dönemlerde elektrikli arabanın hiçbir şansı yoktu.

   Günümüzde de fosil yakıt rezervlerinin tükenmesi gündemde olmasaydı elektrikli araba piyasası hızla gelişmeyecektir. İnsanlar daima en iyi en hızlı araçları sever. Dünyanın kirlenmesi ya da ömrünün kısalması onlar için ikinci plandadır. Fakat devletlerin misyonu ve vizyonu bireylerden çok daha tutarlı ve geleceğe yönelik olduğundan elektrikli araçların kullanımı zorunlu hale gelecek. İlk ciddi elektrikli araba modeli Ferdinand Porsche’nin ürettiği P1 adındaki arabaydı. Bu adam aynı zamanda ilk hibrit araba üreticisidir. 1914 yılında Ford ve Edison ortaklık anlaşması yaparak en iyi akülü arabayı piyasaya çıkarmak için çalıştılar. Fordun model T elektrikli arabası 1908 yılında piyasaya sürüldü. 1912 senesinde elektrikli araba 1750 dolara mal olurken, benzinli araba 650 dolara mal oluyordu.

   Elektrikli marş motorunun icat edilmesi sonrasında elle benzinli araba çalıştırma zahmeti bitti. İnsanlar benzinli aracı daha ucuz daha hızlı ve daha çekici buldular. Bu gelişme bile başlı başına elektrikli araçların rafa kalkması için yeterli bir gelişmeydi. Ne zaman ki ham petrolün keşfi ve benzin/dizel araçları üretildi, işte bu elektrikli araç projelerinin tamamen rafa kaldırılmasına yol açtı. Ta ki petrol krizleri ortaya çıkıncaya kadar… 1976 yılında ABD hükümeti hibrit araç araştırma ve geliştirme çalışmaları için fon ayırdı. General Motors, 1973'te Çevre Koruma Dairesi'nin Düşük Kirlilik Güç Sistemleri Geliştirme Sempozyumu'nda sergilediği bir kentsel elektrikli otomobil için bir prototip geliştirdi ve ABD Motor Şirketi, Amerika Birleşik Devletleri Posta Servisi için elektrik dağıtım jiplerini üretti.

   1975 yılında ise NASA bu projenin biraz daha hızlanmasına ön ayak oldu. 1990 yılında ABD Temiz Hava Yasası Değişikliği ve 1992 Enerji Politikası Yasası'nın yanı sıra, California Hava Kaynakları Kurulu tarafından yayınlanan yeni ulaşım emisyon düzenlemelerinin geçişi, ABD'deki elektrikli araçlara yeni bir ilgi uyandırdı. Bundan sonra saatte 60 mil hıza ulaşabilen elektrikli araçlar üretilmeye başlandı. 1997 yılında Japonya'da piyasaya sürülen Toyota Prius, dünyanın ilk seri üretilen hibrid elektrikli arabası oldu. 2000 yılında Toyota Prius, dünya çapında piyasaya sürüldü ve bu girişim elektrikli otomobilin profilini yükseltmeye yardımcı oldu. Toyota, Enerji Departmanının araştırması tarafından desteklenen bir teknoloji olan nikel metal hidrit pil kullanmıştır. O zamandan beri, artan benzin fiyatları ve karbon kirliliği ile ilgili artan endişeler, Toyota Prius'u son on yılda dünya çapında en çok satılan hibrit araba haline getirdi.