Ana sayfa Bilgim Olsun Kahve Felsefesi – 2

Kahve Felsefesi – 2

256
0

– Çay, Kahve ne içersiniz?
– Ben bir çay alayım
– Çay, kahve haricinde ne var?
– Kuşburnu, sahlep, kivi, muz …
– Ben bir kuşburnu alayım o zaman

Sahlep evreni…
– Dostum sen neden sahlep içmiyorsun?
– Bilmem, canım çay istedi sanırım
– Bu havada sahlep iyi gider. Sıcak sıcak içeceksin, ohh.
– Haklısın aslında. Ama alışkanlık işte, insan çay içmek istiyor.

Kivi evreni…
– Arada bir böyle değişiklik yapmakta fayda var. Sen de içseydin keşke.
– Bilmem, canım çay istedi sanırım
– Ben de pek içmem ama sayınca garson denemekten zarar gelmez dedim.
– Haklısın aslında. Ama alışkanlık işte, insan çay içmek istiyor.

Muz evreni…
– Gidip manavdan alıp yemek daha iyi ama kahvenin ortasında da ayıp olur şimdi. Sen de hep çay içiyorsun be kardeşim.
– Bilmem, canım çay istedi sanırım
– Midene zarar. Her gün içiyorsun zaten, arada bir değişiklik yap.
– Haklısın aslında. Ama alışkanlık işte, insan çay içmek istiyor.

Kuşburnu evreni…
– İçimiz dışımız çay oldu, bu sefer kuşburnu içeceğim. Sen de isteseydin keşke.
– Bilmem, canım çay istedi sanırım
– Ben de çay tiryakisiyimdir ama üst üste içince zararlı.
– Haklısın aslında. Ama alışkanlık işte, insan çay içmek istiyor.

Paralel evren size sunulan seçenek, olay, durumlar karşısında yapmadığınız tercihlere ayrı ayrı verilen isimlerdir. Paralel evren bir teoridir. Gerçekliği kanıtlanamamış, fakat olasılıklar dahilinde değerlendirilen bir durumdur. Paralel evren örneklerini çoğaltmak mümkündür. Kısaca, paralel evren çoğunlukla keşkeler çöplüğüdür.

– Bu sene okul bitiyor, sen hala konuşamadın
– Söylesem ne olacak oğlum. Kız çok güzel bize bakar mı?
– Neden bakmasın lan? Delikanlı adamsın, git konuş işte.
– Herkesin ortasında mı?
– Yok tenhada, git işte kantin sırasında bekliyor.
– Boşver ya. Sonra konuşurum

Kızla Konuştuğu Evren…
– Yok tenhada, git işte kantin sırasında bekliyor.
– Tamam tamam.

– Merhaba, nasılsın?
– İyiyim, sen?
– Ben de iyiyim. Kahve alacaktım, ister misin? Zamanın varsa, biraz da sohbet ederiz.
– Ben de kahve alacaktım, olur.
– Okulun da sonuna geldik, ne yapmayı düşünüyorsun?
– Bilmem, iş ararım sanırım. Ama bir süre kafa dinleyip, tatil yapacağım. Senin planın ne?
– Bizim askerlik var ama iş bulup bir süre para biriktirip bedelli yapmayı düşünüyorum. Askerlik bitince de evlenirim sanırım.
– Yaaa. Nişanlı mısın sen?
– Yok, değilim. Sadece, genel olarak o şekilde olur ya. Okul, askerlik, iş, evlilik sıralamasındaki gibi yani.
– Anladım. Bizim askerlik yok. Eninde sonunda herkes evlenir, ben de kafa dengi birini bulursam evlenirim. Neden olmasın?
– O kadar erkek var etrafında, mutlaka birisi ile ciddi düşünüyorsundur.
– Öyle mi olması gerekiyor? Ciddiye alınacak bir tip çıkmadı daha karşıma, çıkarsa düşünürüm.
– Benim seninle konuşmak istediğim konu da bu aslında.
– Nasıl yani?
– Yıllardır aynı okuldayız ve ben senden çok hoşlanıyorum. Fakat, bunu söyleyecek cesareti bir türlü kendimde bulamadım. Birbirimizi daha iyi tanımak için bir şansım olur mu?
– Şey, bilmem ki. Ben seni uzun zamandır tanıyorum zaten. Böyle birden söyleyince de, hazırlıksız yakalandım sanırım.
– Eğer bu konuşma seni rahatsız ettiyse özür dilerim.
– Rahatsız olmadım. Dediğim gibi bugüne kadar ciddiye alınacak bir erkek çıkmadı karşıma. Ama seni ciddiye alabilirim.

Kızla Konuşmadığı Evren (askerlik dönüşü)…
– Alo, tanıdın mı?
– Tanıdım. Ne yapıyorsun, okul bittiğinden bu yana telefonların kapalı.
– Askere gittim. İki ay önce döndüm, İstanbul’da bir şirkette işe başladım. Sen de İstanbul’da yaşıyordun, neler yapıyorsun bu arada?
– Ben de bir ay önce işe başladım. İstanbul’da yaşamaya devam ediyorum.
– Zamanın varsa yarın kahve içelim.
– Olur. Çok güzel olur.

– Merhaba, Nasılsın?
– İyiyim sen nasılsın hayırsız? Okul bitti ses soluk kesildi. Haber de vermedin. Ne ara gittin askere?
– Ani oldu. Ailem parasını ayarlamış, bedelli çıkınca hemen gittim. Sen neler yaptın?
– Okul bitince bir süre tatil yapıp, iş aradım. Bir şirkette kendime iş buldum, yeni başladım sayılır.
– Ben de iki ay oldu. Arayayım mı, aramayayım mı derken, cesaret buldum aradım işteç
– Cesaretle ne alakası var? İstediğin zaman arayabilirsin.
– Benim seninle konuşmak istediğim konu da bu aslında.
– Nasıl yani?
– Yıllardır aynı okuldayız ve ben senden çok hoşlanıyorum. Fakat, bunu söyleyecek cesareti bir türlü kendimde bulamadım. Birbirimizi daha iyi tanımak için bir şansım olur mu?
– Şey, bilmem ki. Ben seni uzun zamandır tanıyorum zaten. Böyle birden söyleyince de, hazırlıksız yakalandım sanırım.
– Eğer bu konuşma seni rahatsız ettiyse özür dilerim.
– Rahatsız olmadım. Dediğim gibi bugüne kadar ciddiye alınacak bir erkek çıkmadı karşıma. Ama seni ciddiye alabilirim.

Ve çoğu zaman evrenler kesişir. Bu kesişmeler bir kaç defa olabilir. En kesin kesişme ölümdür. Yukarıdaki kız-erkek çiftin oluşturduğu iki evrenin kesişme noktası evlilik merasimi olacaktır.

İnsan aklı her durum için bir evren oluşturabilir. Fakat, varlığını sürdürdüğü evren asıl evrenidir. Ben buna “kader evreni” diyorum. Çünkü, o kadar seçenek içinden yaşamayı tercih ettiğin evrendesin ve bu senin kaderin oluyor.

– Anne, ben mahalle mektebine gitmek istemiyorum.
– Olur mu öyle şey oğlum? Ne güzel dualar öğreniyorsun orada?
– Baba, ben o mektebe gitmeyeceğim.
– Hanım, çocuk belli ki gitmek istemiyor. Şemsi Efendi Mektebi’ne yazdıralım. Orada da dua öğrenir.
– Pfff. Tamam tamam, siz nasıl isterseni öyle olsun.

Hanım’ın Okul Değişikliğini Reddettiği Evren…
.
.
.
.
.
.
.
.
Bir boşluk. Kocaman bir boşluk.
Türkiye var, ama sınırları böyle değil
İnsanlar var içinde yaşayan, ama sen, ben değiliz

Burada aklımıza gelecek iki soru şöyle;

1) Bizim gittiğimiz evren şu anda Atatürk’ün var olmadığı evren mi, var olduğu evren mi?
2) Evrenlerin kesiştiği nokta Sevr mi olacak, bilmediğimiz bir dünya mı?

Herşey bizim tercihlerimizin sonucunda oluyorsa, şu ana kadar yaptığımız tercihlerle, kader evrenimiz ne kadar iyi ya da kötü size bırakıyor.

“Üzerinde ‘tercih’ yazıyorsa, paralel evren yolculuğu yapmadan seçmeyin. Yoksa, keşkeler evreninizde boğulursunuz”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here